Yolcu bir an durup etrafına bakmış. Kuşların sesini ilk kez o an duymuş, rüzgarın serinliğini ilk kez o an teninde hissetmiş.
Yolun kenarında, bir çeşme başında oturan yaşlı bir adama rastlamış. Yaşlı adam, elindeki taze bir elmayı büyük bir keyifle yiyormuş. Bizim dalgın yolcu, yaşlı adamın yanından geçerken farkında olmadan derin bir iç çekmiş. Yolcu bir an durup etrafına bakmış
Bu hikaye üzerine hakkında konuşmak ister misin yoksa bu dizelerin sendeki özel bir anısını mı paylaşmak istersin? Yaşlı adam, elindeki taze bir elmayı büyük bir
Yaşlı adam devam etmiş:— "Dalgın yürümek, ruhunu geride bırakıp bedenini koşturmaktır. Ömür yolu gariptir; hızlı gidersen biter, dalgın gidersen hiç yaşanmamış sayılır. Ara sıra dur, nefes al ve 'Buradayım' de. Yol seni bir yere götürmez, sen yolu beraberinde götürürsün." Yol seni bir yere götürmez
Bu dize, Anadolu'nun gönül dili Aşık Veysel’in "Uzun İnce Bir Yoldayım" eserinin derinliğini hatırlatıyor. Ömür yolunda "dalgın dalgın" yürümek, aslında insanın kendi iç dünyasına yaptığı o sessiz yolculuğu anlatır. İşte bu temadan ilham alan kısa ve anlamlı bir hikaye: Dalgın Yolcu ve Yaşlı Bilge
Yolcu o gün anlamış ki; asıl mesele menzile varmak değil, her adımın hakkını vererek, uyanık bir kalple yürümekmiş.